TRAVİAN MÜKEMMEL BİR ONLİNE OYUN
SELAM ARKADAŞLAR SİZE BAĞIMLISI OLACAĞINIZ ONLİNE OYNANAN 257156 KAYITLI OYUNCUSU BULUNAN BİR OYUNU TANITMAK İSTİYORUM TRAVİAN
Travian, içinde binlerce oyuncunun bir köy yöneticisi olarak oynadığı, büyük bir oyun dünyasıdır.
* Hiçbir ek program indirmeden oynanır.
* Travianda, binlerce gerçek oyuncuyla birlikte antik bir dünyada bulunacaksınız.
* Köyler kurabilir, savaşlar kazanabilir ve komşularınızla ticaret yapabilirsiniz.
TRAVİAN OYUNCUSU OLARAK BU OYUNU BOŞ ZAMANLARINI DEĞERLENDİRMENİN EN GÜZEL YOLU OLARAK HERKESE TAVSİYE EDERİM
ÜYE OLUP OYUNA KATILMANIZ SADECE 1 DAKİKANIZI ALACAK VE SİZDE TRAVİAN DÜNYASINDA YERİNİZİ ALACAKSINIZ
AŞAĞIDA BULUNAN LİNKLE OYUNA KATILABİLİRSİNİZ
http://www.travian.com.tr/?uc=tr2_85966
20/10/2007 | Kategori: DUYURU | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Ben böylesini seviyorum aşkın
Biliyorum
Yüzlerce kez böyle başladım anlat maya
Geceydi
Ve yağmur yağıyordu
Çünkü ben hep aşıktım
Bilesin diye
Bıkıp usanmadan
Anlatıyorum işte
Çünkü sen, seni koruyan çatının altında ve benden habersiz
Belki geceden ve yağmurdan bile
Herşeyden habersiz
Kimbilir ne yapıyorsun?
Ve ne yapıyordun?
Geceydi ve yağmur yağıyordu
Ve nefes alıyordum
O damlaların yüreğime her değdiğinde çıkardığı ses
Ateşin suyla buluşması
Serinlik
Ve nefes alıyordum
Geceydi ve yağmur yağıyordu
Ben böylesini seviyorum aşkın
Evler geçiyorum,, Hatta sokaklar
H erke s birşeyleri yaşarken ve birşeylere aitken
Aşkı yaşıyorum
İhtimal midir kavuşmak?
Sen bilesin diye anlatıyorum; ama benden habersizsin
Kendinden bile
Kaldırımlar
Sokak lâmbaları
Günü gelip konuştuklarında
Şahit olacaklar
Bu kadın, aşka aitti.. diyecekler
Bıkıp usanmadan aradı..diyecekler
Yandı... diyecekler
Sen ve h erke s uyurken
Ben gece ve yağmurla; sokaklarda
Kaldırımlar bilir beni
Sokak lâmbaları bilir
Ve sabah ezanları
Gece gitmeye hazırlanırken
Sessiz sensizlikte serçelerle buluşurum
Yağmur diner,,Yapraklar titreşir tatlı bir rüzgârla, koyu yeşil
Çeşmelerden akan suda yıldızlar parıldar; kurşunî
Aşk bulur beni
Ben böylesini seviyorum aşkın
Senden habersiz
18/10/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Senin için
Her yerde bırakıp gittin
beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni,
yarım kalmış bir
cümle gibi bırakıp gittin,
gelişigüzel bir nesne, bir iskemle gibi,
yazla birlikte biten kısa bir tatil,
çekmecede bir kart gibi bırakıp
gittin...� -L.Aragon-
Senin
için
yaz,
hep aynı bulutlarla
geliyor.
Gönlüne sokulan yeşiller sararıyor
ve yazgısı iklimlerin
hep daracık pencerende kalıyor...
Senin
için
şu upuzun
sokaklardaki daracık bahçelerde
kısacık güller oturuyor;
sahillerde
takalar,
şehirlerde kışkırtıcı sevinçler dolaşıyor...
senin
için
yalnızlık,
kalbine kırbacıyla giriyor
eski güftelerin sözleri birden
ayaklanıyor.. .
Senin
için
odalar, sofalar utanıyor;
o saat
bulvarlara serseri yağmurlar yağıyor�
Yağıyor�
Sen eskiyen bedenini
kederle ovuşturuyorsun;
sen şehrin dinmez uğultusunda
geceye şarkılar
söylüyorsun...
Senin
için
yoksul ve mahcup evlerde fokurdayan
demliklerin buğusu
gözlerine düşüyor;
anılar defter sayfalarında
kurutulmuş çiçekler gibi susuyor�
Susuyor!
Senin
için
terk
edilmiş bir adam şimdi şiirler yazıyor;
göğsünde yerin bomboş duruyor�
/Herkes seçti adamını ey kadın
Herkes sana bıraktı yalnızlığını! /
Senin
için
sensiz her günümü bir yüzyılla saydım,
yeni bir
yangına milat var artık;
düştü tetiği yüreğimin yığıldım kaldım...
Yılmaz Odabaşı
17/10/2007 | Kategori: ALINTILAR | Yorum (0) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Acıdın mı?
bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanın sahrasını nasıl
anlatsam
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde
dalgakırandan da boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım
sessizliği
bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her
yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük
kımıldanışında senden
başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için
ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen..
17/10/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Bir kökte uzamış sarmaşık gibi
- Bir kökte uzamış sarmaşık gibi
- Dökülmüş gerdana saçların güzel
- Ufukta gözlerin bir ışık gibi
- Kara bulut gibi kaşların güzel
Her güzel de
eda ile salınmaz
Huri misin melek misin bilinmez
Arasan dünyayı
eşin bulunmaz
Firdevs-i alada eşlerin güzel
Görünce
derdimi arttırdın kat kat
Can alıcı
gözler sanki bir cellat
Veysel'i
kapından eyleme azad
Bana yastık olsun döşlerin güzel
8/10/2007 | Kategori: ALINTILAR | Yorum (4) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Gülüşün elzem...
kıvrılan bir
dumandı
gözlerinin içinde senin
cıgaranın ucunda senin
ve hoşça kal demeğe hazır
olan avucunda
ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin(nazım hikmet)
demiştin;
'çiçeklenmemiş bir toprağın,önce suya sonra güneşe açlığıdır; göz
değdirmek gözlerine...'
çiçeksiz bahçemde bir gün,olduysan bir gül,bize
artık yalnız gülmek yakışır...
...ki bu açlık önce karın tokluğu gibi
gelir/geçer şiddette...sonrası nda olası ihtimalleri çıplak gözle
seçemedim...hiç bir şeye de benzetemedim. ..sen de birşey demedin ya
zaten,adımları nı saydığım bir ayrılıktı...çokça sancılı gelen...gelip
geçmeyen...
şimdi gözlerimi alamıyorum bu düşten...gözlerimin içine mi
düştün sen?
her bahçe kendi çiçeğinin mezarına dönüşür...bahçesine küsen
çiçek çoktan ölmüştür...
neyse ne derdim...derdin olsam söyler miydin?
bilemem...
benden gizlediklerindeydi ayrılık
değerken değil de
avuçlarıma,bıraktı ktan sonra orda kalmış sıcaklığı özledim...
tutamadığım sözler var herşeyin bittiği yerde başlayan...karanlı k
suda yıkadığım güneş harfleri,baş aşağı düşürdüğüm sevinçler...kurutulm uş bir
gülüştün kitabın ondördüncü yaprağında sen...sarardı günler...ne vakit açıp
okuduysam harfleri, düşürdüm sevincimi gözümden...
söylemiştin;
ah
çekmek yok! pusuda ömrüne adadığım gülüşler küser...
ayaz tutmuş geceden
bir sevdadır yalın ayak yürüyen
bir çiçek değil tomurcuk
bir mapus
değil apaçık hasret
bir öfke değil bu cesaret...
kimliksiz düşürülmüşüm
gölgeler arasına...tek derdim seni bir gün daha görebilsem... aynı bahçe de,aynı
gülüş de,aynı güneş de açmasın gül...sen bir kez daha gül...sararsın ömrümde
hergün ne farkeder...
söylemiştin;
ah çekmek yok! pusuda ömrüne
adadığım gülüşler küser...
şimdi gözlerimi alamıyorum senden,gözlerimin
içine gömülü kal sen...
demiştin; gülüşün
elzem...
27/9/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (4) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Böyle severim YAR...
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga, seven - kıyı, sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim yar.
Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini. ..
Sevilmeyeceklerini. ..
Koklanmayacakları nı...
Okşanmayacakları nı...
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni böyle beklerim yar.
Yar, ipek böceğini bilir misin?
Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını
Bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını
Ama aşkına feda eder kendini.
Öyle verir kendini yarenine korkusuzca
İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar.
Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için
Öyle zorludur ki ayrılmaları
Verir meyvesini ağaç
meyve tohum olur, tohum kök olur
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden
İşte bende böyle yar;
Yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak icin
21/9/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (2) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
<Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar>