Olympos Devleti
Mitler, araştırmacıların çoğunun ortak görüşüne göre, insanlığın
çocukluğunun ürünüdür; ilkel insan anlayamadığı doğa olaylarını güçlü
varlıklara dönüştürmüştür. Yine bu uzmanlar Yunan mitolojisinin sadece
Yunanlılar´ın kafasından çıkmadığını, içeriğinde Mısır, Asur, Finike
etkileri bulunduğu görüşündeler. Mitlerde görülen yöresel çizgiler
bunun göstergesi olabilirler; İskandinav mitlerinde soğuk ve buzun çok
olması, Hint mitlerinde ise sıcağın ve güneşin önde olması gibi.
Mitolojik olaylar doğa olaylarının canlılara dönüştürülmüş halidir.
Bütün bunlar, klasik tanımlarla mitolojinin tarifidir yani olması
gereken gibidir, oysa olması gerekenlerin dışında da gerekenler
olabilir. Konunun en büyük ismi sayılan Joseph Campbell bile mitlerin
derinliklerinde bazı unutulmuş gerçek olayların olduğunun gözden
kaçırılmamasını önerir. Bu bölümde biraz daha öteyi arayacağız;
deneğimiz ise Yunan Mitolojisi. Ama daha önce, kısa bir özet yaparak
Eski Yunan´ın tanrı ve tanrıçalarını tanımamız gerekiyor, ama okurken
onları kendiniz gibi düşünün, yani birer insan gibi.
Tanrıların hışmına uğrayan Prometheus MÖ 800´de Heisodos, "Thegonia"de
bize evrenin doğumunu va tanrıların ortaya çıkışını anlatır. Her şeyden
önce Kaos yani sonsuz boşluk vardı. Kaos´un şekli ve rengi yoktu. Sonra
Kaos´dan Gaia "Yer" doğdu, ardından da en büyük enerji olan sevginin
temeli, var edici Eros yani "Aşk" doğdu. Sonra Kaos, Erebos´u yani
geceyi var etti; bunların tümünden de dünyanın ışığı olan "Aither" ve
"Hemera" çıktı. Bu arada Gaia, önce tanrıların mekanı yıldızlı Uranüs´
ü yani göğü, sonra da Pontos´u yani denizi doğurdu. Gaia, çocuğu Uranüs
ile birleşince 12 Titan, sonra da sırasıyla tek gözlü Kiklopslar ve
yüzer kollu, ellişer başlı Centimane´ler doğdu. Ama Uranüs
çocuklarından korkuyor, onları yerin altına hapsediyordu. Gaia buna
dayanamadı göğsünün içinden çıkardığı çelikle bir tırpan yaparak
çocuklarına verdi, ama babasına karşı gelmeye 12 titandan sadece Kronos
cesaret ederek onu uyurken parçalara ayırdı ve Kronos evrenin sahibi
oldu. Kardeşlerini serbest bıraktı. Yaradılış devam etti ve Kronos
kızkardeşi Rea ile evlendi. Bu evlilikten Hestia, Demeter, Hera adlı üç
kız ve Hades, Poseidon, Zeus adlı üç erkek çocuk oldu. Ama Kronos
babasına yaptığını unutamıyor, aynı şeyin başına gelmesinden korkuyor,
bu yüzden de doğan çocuklarını yutuyordu. Rea yalnız Zeus´u
kurtarabildi. Uranüs´e onun yerine bir taşı yutturdu. Zeus büyüyünce,
Kronos´u devirdi ve karnındaki kardeşlerini kurtardı. Sonra da babasını
denizin ve yerin en altının altına kapattı. Babasının kardeşleri olan
Titan´larla savaştı, bu savaş öylesine korkunç oldu ki, dağlar eridi,
denizler kaynadı ve Ege bu yüzden binlerce adaya ve körfeze bölünerek
parçalandı, hiçbir güç Zeus´un yıldırımlarına dayanamıyordu. Yenilen ve
sonsuzluğa kadar zincirlenen Titanların biri de Japetus´du. Japetus´un
oğullarından biri olan Prometheus, Zeus´a karşı gelmemiş, saygı
gösterdiği için Olympos´a alınmıştı, ama Prometheus babasının öcünü
almaya niyetliydi ve bunun için insanı yarattı. İnsan tanrıların başına
bela olacak, onları hiçe sayacak ve tüm kötülükleri yapacaktı.
Prometheus, ilk insanı balçıktan yarattı ama su yerine gözyaşlarını
kullandı. İlk insan çiğ et yiyen, ıstırap çeken, çıplak, kendini
koruyamayan aciz bir yaratıktı. Bu defa Prometheus, Hephaistos´un
ocağına giderek oradan bir kıvılcım çaldı ve insanlara ateşi hediye
etti. Ve insanlar o zaman iyi yaşamaya başladılar, ama şımararak
kendilerini tanrılarla bir tuttular. Bunun olacağını bilen ve insanlara
ateşi özellikle vermeyen Zeus, Prometheus´a çok kızdı ve onu bin yıllık
bir cezaya çarptırdı. Artık insan vardı, ama sadece erkekler
yaradılmıştı.
10/3/2007 | Kategori:
MiTOLOJi
|
Yorum (1) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa