Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var
Bugün sabah gazetesinde okuduğum ve konu başlığı dikkatimi çeken bir makaleyi paylaşmak istedim.Özellikle şiire bayıldığımı söyleyebilirim.İlk olarak şiiri direk gazeteden yazıp burada paylaşacaktım fakat kızım aslıhan senin kategorilerinde makaleler adlı bir bölüm var neden komple makaaleyi yayınlamıyorsun diye kendi kendime söylendim ve işte yayınlamış bulunmaktayım.Şiir gerçekten hoşuma gitti sizinde beğeneceğinizi umuyorum...
Yalnızlık nedir? Evin içindeki adam ya da
kadından "Bir mucize olsa da ayrılsak," diye düşlemek değil midir?
Böyle hissettiğin biriyle ölürken aynı evde olmuşsun ne çıkar? Asıl
yalnızlar, kalabalık içindekiler...
Bir haftadır Fazıl Say'ın biten evliliği
hakkında söylediklerini konuşuyoruz. Bahsettiği iki kişilik yalnızlık
hepimizi rahatsız etti. Tam da hafta ortalarıydı meslektaşım Sinan Akyüz'ün yeni romanı gözüme çarptığında. Bir iki hafta önce masama bırakmıştı. İsmi İki Kişilik Yalnızlık. "Yaşanmış
bir öykü bu," diye anlatmıştı. "Sözleri bitmiş bir çiftin hikâyesi bu!"
demişti. Birbirine yabancılaşan, karanlıkta birbirlerini kaybeden iki
insanın hikâyesi... İki kişilik yalnızlığın hikâyesi... Bir solukta
bitirdim kitabı. Herkese öneririm. İlk sayfayı çevirmek için biraz
cesaret... Sonrası? Sonrası kolay.
Mutluluğun gözü kördür
Yalnızlık sağır.
Ondandır biri tökezleyerek yürür,
Öbürü uykusunda bile bağırır.
Mutluluk yalnız kendisini görür;
Unutur bu yüzden ilkin kendisini.
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür,
Boyuna bekler dönsün diye sesini.
Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter;
Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz.
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
Boyuna kapısına döner, açan olmaz.
Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var..
Her ikisinin de saksılarında çiçek.
Biri hep başka bir renkle solar, Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak.
25/3/2007 | Kategori:
MAKALELER
|
Yorum (2) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa