Gülüşün elzem...
kıvrılan bir
dumandı
gözlerinin içinde senin
cıgaranın ucunda senin
ve hoşça kal demeğe hazır
olan avucunda
ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin(nazım hikmet)
demiştin;
'çiçeklenmemiş bir toprağın,önce suya sonra güneşe açlığıdır; göz
değdirmek gözlerine...'
çiçeksiz bahçemde bir gün,olduysan bir gül,bize
artık yalnız gülmek yakışır...
...ki bu açlık önce karın tokluğu gibi
gelir/geçer şiddette...sonrası nda olası ihtimalleri çıplak gözle
seçemedim...hiç bir şeye de benzetemedim. ..sen de birşey demedin ya
zaten,adımları nı saydığım bir ayrılıktı...çokça sancılı gelen...gelip
geçmeyen...
şimdi gözlerimi alamıyorum bu düşten...gözlerimin içine mi
düştün sen?
her bahçe kendi çiçeğinin mezarına dönüşür...bahçesine küsen
çiçek çoktan ölmüştür...
neyse ne derdim...derdin olsam söyler miydin?
bilemem...
benden gizlediklerindeydi ayrılık
değerken değil de
avuçlarıma,bıraktı ktan sonra orda kalmış sıcaklığı özledim...
tutamadığım sözler var herşeyin bittiği yerde başlayan...karanlı k
suda yıkadığım güneş harfleri,baş aşağı düşürdüğüm sevinçler...kurutulm uş bir
gülüştün kitabın ondördüncü yaprağında sen...sarardı günler...ne vakit açıp
okuduysam harfleri, düşürdüm sevincimi gözümden...
söylemiştin;
ah
çekmek yok! pusuda ömrüne adadığım gülüşler küser...
ayaz tutmuş geceden
bir sevdadır yalın ayak yürüyen
bir çiçek değil tomurcuk
bir mapus
değil apaçık hasret
bir öfke değil bu cesaret...
kimliksiz düşürülmüşüm
gölgeler arasına...tek derdim seni bir gün daha görebilsem... aynı bahçe de,aynı
gülüş de,aynı güneş de açmasın gül...sen bir kez daha gül...sararsın ömrümde
hergün ne farkeder...
söylemiştin;
ah çekmek yok! pusuda ömrüne
adadığım gülüşler küser...
şimdi gözlerimi alamıyorum senden,gözlerimin
içine gömülü kal sen...
demiştin; gülüşün
elzem...
27/9/2007 | Kategori:
SEVGiLiYE
|
Yorum (4) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa