Ben böylesini seviyorum aşkın
Biliyorum
Yüzlerce kez böyle başladım anlat maya
Geceydi
Ve yağmur yağıyordu
Çünkü ben hep aşıktım
Bilesin diye
Bıkıp usanmadan
Anlatıyorum işte
Çünkü sen, seni koruyan çatının altında ve benden habersiz
Belki geceden ve yağmurdan bile
Herşeyden habersiz
Kimbilir ne yapıyorsun?
Ve ne yapıyordun?
Geceydi ve yağmur yağıyordu
Ve nefes alıyordum
O damlaların yüreğime her değdiğinde çıkardığı ses
Ateşin suyla buluşması
Serinlik
Ve nefes alıyordum
Geceydi ve yağmur yağıyordu
Ben böylesini seviyorum aşkın
Evler geçiyorum,, Hatta sokaklar
H erke s birşeyleri yaşarken ve birşeylere aitken
Aşkı yaşıyorum
İhtimal midir kavuşmak?
Sen bilesin diye anlatıyorum; ama benden habersizsin
Kendinden bile
Kaldırımlar
Sokak lâmbaları
Günü gelip konuştuklarında
Şahit olacaklar
Bu kadın, aşka aitti.. diyecekler
Bıkıp usanmadan aradı..diyecekler
Yandı... diyecekler
Sen ve h erke s uyurken
Ben gece ve yağmurla; sokaklarda
Kaldırımlar bilir beni
Sokak lâmbaları bilir
Ve sabah ezanları
Gece gitmeye hazırlanırken
Sessiz sensizlikte serçelerle buluşurum
Yağmur diner,,Yapraklar titreşir tatlı bir rüzgârla, koyu yeşil
Çeşmelerden akan suda yıldızlar parıldar; kurşunî
Aşk bulur beni
Ben böylesini seviyorum aşkın
Senden habersiz
18/10/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Acıdın mı?
bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanın sahrasını nasıl
anlatsam
hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde
dalgakırandan da boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım
sessizliği
bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her
yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük
kımıldanışında senden
başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için
ayağına düşen gölgene acıdın mı hiç sen..
17/10/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Gülüşün elzem...
kıvrılan bir
dumandı
gözlerinin içinde senin
cıgaranın ucunda senin
ve hoşça kal demeğe hazır
olan avucunda
ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin(nazım hikmet)
demiştin;
'çiçeklenmemiş bir toprağın,önce suya sonra güneşe açlığıdır; göz
değdirmek gözlerine...'
çiçeksiz bahçemde bir gün,olduysan bir gül,bize
artık yalnız gülmek yakışır...
...ki bu açlık önce karın tokluğu gibi
gelir/geçer şiddette...sonrası nda olası ihtimalleri çıplak gözle
seçemedim...hiç bir şeye de benzetemedim. ..sen de birşey demedin ya
zaten,adımları nı saydığım bir ayrılıktı...çokça sancılı gelen...gelip
geçmeyen...
şimdi gözlerimi alamıyorum bu düşten...gözlerimin içine mi
düştün sen?
her bahçe kendi çiçeğinin mezarına dönüşür...bahçesine küsen
çiçek çoktan ölmüştür...
neyse ne derdim...derdin olsam söyler miydin?
bilemem...
benden gizlediklerindeydi ayrılık
değerken değil de
avuçlarıma,bıraktı ktan sonra orda kalmış sıcaklığı özledim...
tutamadığım sözler var herşeyin bittiği yerde başlayan...karanlı k
suda yıkadığım güneş harfleri,baş aşağı düşürdüğüm sevinçler...kurutulm uş bir
gülüştün kitabın ondördüncü yaprağında sen...sarardı günler...ne vakit açıp
okuduysam harfleri, düşürdüm sevincimi gözümden...
söylemiştin;
ah
çekmek yok! pusuda ömrüne adadığım gülüşler küser...
ayaz tutmuş geceden
bir sevdadır yalın ayak yürüyen
bir çiçek değil tomurcuk
bir mapus
değil apaçık hasret
bir öfke değil bu cesaret...
kimliksiz düşürülmüşüm
gölgeler arasına...tek derdim seni bir gün daha görebilsem... aynı bahçe de,aynı
gülüş de,aynı güneş de açmasın gül...sen bir kez daha gül...sararsın ömrümde
hergün ne farkeder...
söylemiştin;
ah çekmek yok! pusuda ömrüne
adadığım gülüşler küser...
şimdi gözlerimi alamıyorum senden,gözlerimin
içine gömülü kal sen...
demiştin; gülüşün
elzem...
27/9/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (4) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Böyle severim YAR...
Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,
Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.
Dalga, seven - kıyı, sevilendir.
Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga
Ve döner hep geriye
Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya
Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca
İşte, ben de seni böyle severim yar.
Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?
Bilirler görünmeyeceklerini. ..
Sevilmeyeceklerini. ..
Koklanmayacakları nı...
Okşanmayacakları nı...
Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.
Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını
İşte, ben de seni böyle beklerim yar.
Yar, ipek böceğini bilir misin?
Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını
Bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını
Ama aşkına feda eder kendini.
Öyle verir kendini yarenine korkusuzca
İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar.
Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ?
Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için
Öyle zorludur ki ayrılmaları
Verir meyvesini ağaç
meyve tohum olur, tohum kök olur
Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden
İşte bende böyle yar;
Yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak icin
21/9/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (2) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Sen yoktun ya...
Yollar hep yokuşa sardı
Gün karanlığa doğru
Dans etmiyordu artık rüzgar
Toprağa küskün yağmur
Bir hüzün çiçeklerde
Boynu bükük yapraklar, ağaçların
Mahcup, sessiz, beklemede
Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..
Boğazımda bir düğüm
Hüzün devşiriyor yaralı yüreğim
Yer arıyor kendine solgun umut,
Rüyalardan medet..
Bekliyorum,
Vefalı bir ses,
Özlüyorum..
Ağlıyorum
Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..
Hani o ateş vardı ya
Hani o saran alev
Hani o sessiz haber
Hani o sensiz haber
Hani o ölüm haber
Ölmüştüm ölmeden
Efsunlu o geceden sonra
Sabahı beklemeden
Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..
Bir ebedi bestesiydi sevdam sana
Bir sözdü,
Perde kalmamıştı oysa vuslata
Kurşun gibi saplandı, şimdi
Yani o anda
Hani öldüğüm,
Hani şakaklarımda çıldıran sesin;
Gidiyorum...
Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya..
Güller kokmaz oldu artık,
Çiçekler solgun ve ölgün
Çöle döndü mahzun bahar
Güfteler elem üflemekte
Vedâ üflemekte
Cefâ üflemekte,
Alevden bir kor, sinelerde
Beyhûde..
Kabir toprağı örtülmüştü, adeta
Sen yoktun ya.
8/7/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (5) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Sen beni hiç olmadım say...
Sil benimle yaşanmış yılları
Acının, sabrın, yalnızlığın sessizliğini unut
Unut sende bütün kalanları
Bakma telaşa kapılmış saatlere
Senin olmayan adreslere git
Ayrılığın son hamlesinde yüreğime dokun
Dokun
Günahkâr ellerinle
El değme aşkın masumiyetine
Vur kendini umursamaz kaçışlara vur
Özgürlük umuduyla, tutsak hayallerinle
Gecenin karanlığına bırak
Bırak git sevdayı
Vefayı da bırak git
Sen beni hiç olmadım say
Sil benimle yaşanmış yılları
Aldırma sensizliğin hançerine
Vursa da acımasızca, yüreğime
Gecenin ipiyle asılsam da darağaçlarına, aldırma
Zamansız yaşanan bir sevdaydı say
Bırak asılı kalsın umutlarım
Şakağımda dayalı bir namlu sensizliğin
Bırak dağınık yalnızlığımla beni
Bir bakış arasına göm
Bir çığlık gibi düşür dudaklarından
Varsın büyüsün ayrılıklar okyanuslar kadar
Alıp gitsin yollar uzaklara
Bana haram, sana helal miydi yasaklar?
Sen beni hiç olmadım say
Sil benimle yaşanmış yılları
Teslim et yokluğun zindanlarına
Sil, gözlerinde kalmış ufak tefek anıları
Gölge düşmese de bakışlarına
Yargılama, cüretkâr say
Sanma ki âhım düşer peşine
Vadesiz yolculuklardadır yitik sevdalar
Bırak git
Vurdumduymaz gecelerin yargılasın beni
Bırak git...
Sevdalı yangın saatlere akan ben olayım
Ben olayım sevdaların ezik türküsü
Vurdumduymazlığın sarmış beni dört duvar
Bırak git
Ben olayım aldanışın
Aldatılmışlığın
Hazin, buruk öyküsü.
Sen beni hiç olmadım say
Sil benimle yaşanmış yılları
Gözlerim taşırken sevda yükünü
Her saatim, her anım seni yaşarken
Zahiri sadakat say
Mülteci bir sevda gözüyle bak
Delice akan bir tutkuydu de
Çek darağacına, kurşunlar yağdırsın gözlerin
Bilirim
Yılandan kıvraktır dilin
Bilirim zehrini akıtır sözlerin
Yetti de, bitti de
Kadere dayama sırtını öyle
İhanetindi madem en büyük meziyetin
Git gidebildiğin yere
Sevgisizlik olsun en ucuz mazeretin...
Sen beni hiç olmadım say
Kaybol sen de bensizlikte
Sil benimle yaşanmış yılları
Git artık git... Gidebildiğin yere...
2/6/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (4) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Sen bu şiiri okurken...
Sen bu şiiri okurken
Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım
Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası
Ne de telefonların çalacak gece yarısı
Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık
Kaprislerinin hedef tahtası...
Seni sana
Beni bir akıl hastanesine
Bırakıp gideceğim bu şehirden
Nasılsa kavuşamadım sana
Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım
Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu
Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın
Ne yaptımsa
Bir türlü sana yaranamadım
Artık adressiz
Işıksız
Ve öylesine ıssızım
Dünlerin kadar eskiyim
Verdiğin acılar kadar paslıyım
İşte çıkıp gidiyorum hayatından
Nasılsa fark etmez senin için
Belki çok şanslı
Belki de en yaşlıyım...
Artık
Pusulam hasreti
Saatim yalnızlığı
Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana
Neylersin
Yolcu yolunda gerek
Belki bundan sonra
Belki senden sonra
Adam olur bu "asi yürek"
Ve dersini alır da bu sevdadan
Bir daha
Boyundan büyük denizlere
Asılmaz kürek
Yarın bu saatlerde
Ben yollarda olacağım
Sen kimbilir kaçıncı uykunda
Masal mavisi bir rüyada
Ve elbette o korsan yüreğin
Yine pusuda
Oysa
İlk defa sesimi duymayacaksın
Sitemlerin sahipsiz
Soruların cevapsız kalacak
Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum
Tanımadığın bir korku içini saracak
Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın
Ne oldu?
Ne oluyor?
Ne olacak?
Sonra
Bir gözün kör
Bir kulağın sağır
Bir ayağın kırık
Bir kolun kesik
Düşeceksin yollara
Yani baştan başa yarım
Yani baştan başa eksik
Bütün duvarlar üstüne yıkılacak
Belki ilk defa
"Unutuldum" diyerek için sızlayacak
Ve sen bu şiiri okurken
Ayrılığımız çoktan başlamış olacak
Belki de son tesellin
Sana yazdığım "bu son şiir" olacak
Ve kimbilir
Unutulmuş bir gecenin tam ortasında
Başucundaki bir radyoda
Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak
Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına
Sana adanmış bu satırları
"Bütün şehirler uyur
İstanbul uyumaz
Ve birgün
Bütün sevenler unutur seni
Ama bu "şair yürek"
ASLA UNUTMAZ..."
26/5/2007 | Kategori: SEVGiLiYE | Yorum (10) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı