Her Geminin Bi Rotası Vardır... Önemli Olan Karayı Bulmaktır...

Mayaların Astronomik Bilgileri

1- Mayalar, Dünya'nın Güneş etrafındaki yörüngesini 365.2421 gün olarak hesaplamışlardır. Bu rakam şu anda aynı yörüngeyi 365,2424 gün olarak hesaplaman Gregoryen Takvimi'nden daha kesindir. Yapılmış olan en son uzay araştırmalarında elde edilmiş bulunan sonuçlar, Mayalan haklı çıkarmıştır. Uzay çalışmalarında bilgisayarlarla elde edilen sonuç 365.2422 idi.

2- Mayalar, gözlemlenmesi hemen hemen mümkün olmayan gökyüzü hareketlerini de biliyorlardı: Dresten Kodeksi yaçıtlannda, çeşitli gezegenlere, hatta çeşitli yıldızlara ait tanımlarla karşılaşmaktayız. Dünya'nın Güneş çevresindeki dönüşünü bu kadar kesin bir doğrulukla hesap edebildiklerini hadi aklımız şöyle ya da böyle alıyor diyelim. Peki, bizim "ilkel" damgasını vurduğumuz bu insanlar, görmeleri mümkün olmayan gökyüzü hareketlerinin nasıl biliyorlardı?

3- Dresten Kodeksi yazıtlarının, Onbirinci sayfasında Venüs gezegenine ait tanımlarla karşılaşmaktayız. Venüs yılını 583,92 gün olarak hesaplamış olan Mayalar, Venüs yörünge verilerini o denli iyi tanıyorlardı ki, 6000 yıl için sadece iki saatlik hata yapmışlardı.

4- Dresten Kodeksi'nde ayrıca; Merkür, Jüpiter, Satürn ve Mars'a ait çeşitli bilgilere de yer verilmiştir. Dresten Kodeksi'nin içindekiler bunlarla da bitmiyor. Gezegenlerin birbirlerine karşı, hatta onların dünyaya karşı olan o anki durumunu bile vurgulamışlardır.

Sözünü ettiğimiz bütün bu hesaplamaları, kafadan atarak bulabilmiş olmalarının mümkün olmadığı ortadadır. Aynca şunu bir kez daha belirtelim ki; bu kadar kesin sonuçların günümüzde dahi elde edilebilmesi, ancak uzay araştırmalarında kullanılmış olan son model elektronik aletler sayesinde mümkün olabilmiştir.

Piskopos Diego de Landa'nm tahrip hırsından geriye kalabilmiş olan belgelerin sayısı ne yazık ki hiç de fazla değildir. Günümüze kadar gelebilmiş belgeler, Madrid Kodeksi, Paris Kodeksi ve Dresten Kodeksi olarak adlandırılmıştır. Tabii bir de bunlara, 18. Yüzyıl başlarında Rahip Francisco Kısemen tarafından bulunarak tercüme edilen, Mayaların Kutsal Kitabı olan Popol Vuh'u da ilave etmemiz gerekir. Madrid Kodeksi, Rahip Brasso tarafından, İspanya'daki bir profesörden teslim alınmıştır.Paris Kodeksi ise, 1860 yılında, Paris Ulusal Kütüphanesi'nin bir çöp kutusunda bulunmuştur. Bugün kütüphane tarafından en değerli eser olarak korunmaktadır. Dresten Kodeksi'ne gelince. Kraliyet kütüphanesinin memuru Yohan Kristiyan Götz tarafından, 1793 yılında, bir Vi-yanalı'dan çok ucuz bir fiyata satın alınmıştır. Büyük bir olasılıkla, ataları bir zamanlar Amerika'da olan bir İspanyol'dan miras kaldığı tahmin edilmektedir.
Paris Kodeksi'nin çeşitli kehanetlerden oluştuğu sanılmaktadır. Ancak ne tür kehanetlerin söz konusu olabileceği henüz belirlenememiştir. Üstü kapalı ve özel şifreli bir kodlama sistemiyle yazıldığı için, bu metinleri anlamak son derece güç olmaktadır. Madrid Kodeksi ise, yıldız fallarından ve bu fallara nasıl bakılacağının rahiplerce yapılmış kullanma talimatlarından oluştuğu söylenmektedir. Eğer bu doğruysa, yıldızlara bakılarak geleceğin okunmasının, Maya rahipleri için oldukça önemli bir yeri vardı.

12/5/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Her Geminin Bi Rotası Vardır... Önemli Olan Karayı Bulmaktır...

Burçların Şiirsel Anlamı

K
Ben bilirim gerisi boş,
İstiyorsan peşimden koş.
Emir almam, ben veririm,
Önderiyim bu feleğin...

Boğa
Tek dileğim vardır
Bolca para, zengin sofra...
Çok bir şey mi istediğim,
Güvencemdir bunlar benim

İkizler
Zekam parlak, dilim oynak,
Her konuya elim kıvrak,
Sıkıntıya hiç gelemem,
Bir de karar verebilsem!...

Yengeç
Tezcanlıyım, duygusalım,
Dokunsalar akar yaşım,
Annem, babam, cocuklarım,
Ben onlarsız ne yaparım...

Aslan
Ben yarattım bu dünyayı,
Bir de dönse etrafımda!.
Her dediğim hemen olsun,
Zenginlik ve ün beni bulsun...

Başak
Yazdım, çizdim, notlar aldım,
Her bir şeyi ayarladım,
Yoktur bende bozuk, yamuk,
Mükemmeli ben yaşattım...

Terazi
Ben müziksiz yaşayamam,
Hele sevmeden hiç duramam.
Danışsam da her konuda,
Bildiğimden şaşmam asla...

Akrep
En güçlü şüphesiz benim,
Herkesi ezip geçerim.
Hele bana ters yapanı
Doğduğuna pişman ederim...

Yay
Maceradan, maceraya,
Koşmak asıl işim benim
Toplarım hep ilim, irfan,
Bilgeliktir sanim benim...

Oğlak
Cimrilik mi, benimkisi?
Hesabını bilmek gerek.
Günler aylar düşünürüm
Kararlarım şaşmaz benim...

Kova
Taklitçiliği hiç sevmem,
İstesem de beceremem,
Orijinaldir fikirlerim,
Takip edilecek olan benim...

Balık
Bir dünyam var, sırça saray
Dokunursan kırılırım.
Ben gelemem gerçeklere,
Avunurum hayallerle...

6/4/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Her Geminin Bi Rotası Vardır... Önemli Olan Karayı Bulmaktır...

Burç NEDİR

Aslında hemen hemen herkes on iki burç hakkında bir bilgiye sahiptir.

Tam doğum anınızda Güneşin Zodyak'a göre Koç, Boğa, İkizler, vs. gibi belirli bir burçta aldığı pozisyon, astronomlar tarafından hesaplanır. Bunun adı astrolojik takvimdir. Güneş, her yıl aynı zamanda Zodyak 'ın hemen hemen aynı burcunda yer alır. Böylece siz, fazlaca hesaba gerek kalmadan hangi burçtan olduğunuzu ve dolayısıyla yaşamınızı etkileyecek kişilik özelliklerinizin neler olduğunu önceden tahmin edebilirsiniz. Elbette bu, yazgınızı ön görmek anlamına gelmez. Birçok kişi hepsi birbirinden farklı olan insanların nasıl olup ta on iki kategoriye sokulabileceğini sorarak astrolojiye inanmazlar. Ama tıpatıp olmasa da insanların, burçlarındaki kişilik özelliklerini az ya ad çok taşıdıkları gözlenebilir. Bununla birlikte burcunuzu incelemeyi, kimi gazete ve dergilerde çıkan günlük fallarla karıştırmayın bunlar doğru gibi görünse de sizi kolaylıkla yanıltabilirler. Doğduğunuz günü, saati, vs. hesaplayarak çıkartılacak bir doğum haritası çok daha güvenilirdir. Tüm gezegenlerin doğum anınızda gökyüzündeki konumu, sizin doğum haritanızdır.

Astrologlar , hayatınızı gezegenlerin birbirine göre konumlarını etkilediğini söylerler. Burçların genelleştirilmiş kişilik özelliklerini bu verilere göre açıklarlar. İşte bu on iki kitaplık burçlar serinizde burcunuza göre karakter özelliklerinizi tanıyabilir, aşk ve evlilik hayatınızda nasıl daha mutlu, iş hayatınızda da nasıl daha başarılı olabileceğinizi eğlenerek öğrenebilirsiniz. Dostlarınızı hangi hediyelerin daha mutlu edeceğini tahmin eder. Burcunuzda doğmuş ünlüleri düşünerek hayale dalabilirsiniz. Ama yine de unutmayın,herşey bizim ellerimizdedir!

3/4/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Her Geminin Bi Rotası Vardır... Önemli Olan Karayı Bulmaktır...

Astrolojinin dünya turu


SİMYACI HRİSTİYAN BURÇLAR KUŞAĞI

Astroloji, yeryüzünün en eski, ama günlük yaşamın içinde en fazla yer alan konulardan biri... Amazon ormanlarından Grönland'a, Çin'den Afrika'ya, dünyanın her yerinde "yıldızların dili", her zaman insanların ilgisini çekti. Astrolojinin anahtarını bulmak amacıyla, bazı bölgelerde Ay'ın, Güneş'in ve yıldızların çevresinde düzenlenmiş karmaşık sistemler kuruldu. Bu sistemler, çoğu zaman halkların ritüellerinin, geleneklerinin ve mitolojilerinin de temelini oluşturdu."Ben evrenin, evren de benim bir parçam"... Bir milyar Hintli, günümüzde bu düşünceyi paylaşıyor. Bu ülkede "Jotish" adı verilen astroloji, insanların günlük yaşamının ve zihinsel etkinliklerinin önemli bir parçasını oluşturuyor.Astrolojinin tanımı ise oldukça geniş:

"Zaman ve gezegenlerin aracılığıyla insanın anlaşılmasının ve böylece geçmişin, şimdiki zamanın ve geleceğin bilinmesi"... Hindu dininin kurucu metinleri olan 400 bin Veda dizesinin tamamı astrolojiye adanmış durumda.Karmaşık Hint astrolojisinde Ay, merkezi bir konumda bulunuyor.Hint takvimi ve bu dinin ritüel tarihleri Ay'a göre belirleniyor.Güneş (Surya) ise, ana enerji ve zekânın kaynağı olarak gezegenlerin kralı. En önemli yere sahip yıldızlar (Ay, Mars, Merkür, Jüpiter, Venüs, Satürn ve Güneş) doğrudan her şeyi etkiliyor.Bireyin doğum anında bu yıldızlara göre konumu, onun geçmişini, kaderini ve gelecekteki yeniden doğuşunu belirliyor.Çünkü, Hintliler'e göre, yıldızların insan vücudunda karşılıkları var ve bu noktalardaki titreşimler insanın ruhuyla ilişki içinde.Hintliler, yıldızlardan, gelecekteki olumlu etkileri okuyarak, olayların gidişatını değiştirebileceklerine inanıyorlar.Nitekim, bu ülkede hiçbir şey rastlantıya bırakılmamış. Evliliklerin yüzde 90'ı, aileler arasında astrolojiye uygun olarak sonuçlandırılıyor. Hindistan'da yaşam, bir dizi astrolojik seremoni çerçevesinde biçimleniyor.Çocuk doğar doğmaz bir astrolog çağırılıyor ve ona "gizli" bir astroloji adı vermesi isteniyor.Bu ad, sadece aile tarafından biliniyor ve açığa çıkması büyük bir felaket olarak yorumlanıyor.
Evlilik sırasında her ayrıntı yıldızlara göre düzenleniyor.Törende, bütün davetlilerin yüzlerini doğuya, "Tanrıların Kenti"ne çevirmeleri gerekiyor.Gelin, Mars gezegeninin simgesi olan kırmızı bir elbise, damat ise Jüpiter'in simgesi sarı bir elbise giyiyor.Evlerde, yatakların baş kısmı her zaman doğuya, güneşin hayat bulduğu noktaya döndürülüyor.Sadece yakma töreni sırasında cesedin başı kuzeye, yani ölüler yönüne çevriliyor.Eğer bir kişi astroloji açısından kötü bir günde ölmüşse, ceset yakılmadan önce 5 gün bekletiliyor.Bu süre içinde kötü yıldızların etkisini uzaklaştırmak için kâğıttan yapılmış beş maket yakılıyor.

"Kendi doğasını bilmeyen, geleceğini yaratamaz"... Çinliler, Konfüçyüs'ün bu sözlerinden hareket ederek, tam 5000 yıldır gökyüzüne bakarak kaderlerini çiziyorlar.Bu süreç, her ne kadar Maocu rejim döneminde geçici bir duraksama yaşadıysa da, son on yıldır dünyanın en büyük nüfusuna sahip bu ülkenin insanları, yine astrologlarının peşinden gidiyorlar.Rejimin sertliğine karşın, astroloji sayfaları içeren günlük ve haftalık yayınların sayısı her geçen gün artıyor.Bazı ünlü astrologların kapısında 5 ay sonrasına randevu alınıyor.Çin astrolojisi, evren ve onun içinde insanın yeri görüşünden yola çıkan oldukça karmaşık bir sistem. Öncelikle, insanın evrenin bir parçası olduğuna ve bu nedenle de, daha iyi yaşamak için gezegenlerin etkisini dikkate almak gerektiğine inanılıyor. Çin astrolojisinde 107 ana yıldız var.Bunlara numaralar verilmiş ve her numara bir akupunktur noktasına denk düşüyor.Ancak, batı kültüründen farklı olarak, Çinli astrologlar, danışma seanslarında, yıldızların gökyüzündeki somut konumlarından yola çıkmıyorlar. Bu tür hesapların, binlerce yıl önce yapıldığını ve artık değişmez olduğunu kabul ediyorlar.Onlara göre, tüm yıldızlar arasında, sadece Ay farklı bir uygulamayı gerektiriyor.

30/3/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Her Geminin Bi Rotası Vardır... Önemli Olan Karayı Bulmaktır...

Burçlar ve fiziksel özellikleri...

KOÇ - Fiziksel yapıları uzun yüzlü ve uzun boyludurlar. Kolları ve bacakları güçlüdür. Esmer ve kıvırcık saçları vardır. Bakışları delici ve keskindir. Sağlıklı bir ciltleri vardır. Spor yapmaya meraklı oldukları için de, bir çok spor salonlarında Koçlara rastlayabilirsiniz. Güzel dişleri olan Koçların; gözlerini dikerek gülümsemesiyle, çevrelerini etkisi altına alırlar.
 
BOĞA - Kısa boylu, sağlam bir boyun yapısına sahiptirler. Kısa bir boyun ve mahmur bakışlıdırlar. Esmer tenli olup, koyu ve sıcak bakışlı kişilerdir. Saçlar gür ve kıvırcık olabilir. Özellikle boğa kadınları genç yaşlarda çok güzel olmalarına karşın, ileri yaşlarda aşırı nişastalı yiyecekler tükettikleri için, yüz hatları hantallaşır ve kalın bir bedene sahip olurlar  
 
İKİZLER - Güzel bir fiziğe sahiptirler. Uzun boy, biçimli bir beden, uzun kol ve bacaklar, koyu kumral saçlar, kahverengi gözlere sahiptirler. Gözleri keskindir ve uzağı çok iyi görürler. Gözlemcilikleri çok güçlüdür.
 
YENGEÇ - Gerçek Yengeç Burcu insanı fiziksel olarak; soluk, beyaz tenli, orta ve kısa boylu, yuvarlak yüzlüdür. Gözleri genelde gri veya mavi gözlüdür. Saçları mat ve kahverengi olur. Yengeç kadınları tartışmasız çok güzeldirler. Ay gezegenini simgeleyen güzel yüzleri vardır. Vücut yapıları gençliklerinde güzeldirler.Yaş ları ilerledikçe, dikkat etmezlerse kilolu tombul bir vücutları olur.
 
ASLAN - Aslan burcunun tipik fiziksel özellikleri: Boyları genelde uzun ve kemikleri kalındır. Omuzlar geniş, kaslar gelişmiştir. Açık renk saçlı, pembe beyaz tenli, büyük ve yuvarlak başlıdır. Gözleri iyi görür. Kadınları saçlarını çok severler. Dış görünüşlerine çok önem vermeleri yüzünden, onları her an bakımlı görebilirsiniz. Yürüyüşleri farklıdır ve girdikleri yerlerde gözle hemen üstlerinde toplanır. Fiziksel çekiciliğinin farkında oluşu,onu daha gururlu ve ben merkezci yapar.
 
BAŞAK - Başak burcunun tipik fiziksel özellikleri: Uzun bir boy, ince bir bel yüzü pembe beyaz veya esmerdir. Saçları koyu renk ve genelde uzun olur. Sağlıklı saç tellerine sahiptirler. Gözleri insanın içini okur gibi baktığı için de hemen onun etkisinde kalırsınız Farklı bir karizması vardır. Sistemli ve kuralcı yapıları dış görünüşlerine de yansır. Onları asla dağınık ve gelişigüzel göremezsiniz. Kıyafetleri klasik fakat etkileyicidir. Daima kaliteli yaşamaktan hoşlandıkları için, bütçelerini yansıtan hoş kıyafetleri kullanırlar, fakat abartıya kaçmamak şartıyla.
 
TERAZİ - Terazi burçlarının fiziksel yapıları çok güçlüdür. Zodyak’ın en güzel kişileri diyebiliriz. Uzun boylu, ince vücutlu, düz kahverengi saçlı, yuvarlak yüzlü, düz kahverengi saçlı, beyaz tenli ve koyu renk gözlüdürler. Tartışmasız girdikleri çevrelerde dikkati hemen çekerler. Tavırları çekici ve büyüleyicidir. Gülümsedikleri zaman, çevrelerine yaptıramayacakları şey yoktur. Sosyal yaşantılarıyla aşk yaşantıları paralel giderse mutlu olurlar. Nazlı ve kaprislidirler. Modayı takip etmedikleri halde kendilerine yakışanı bilirler.
 
AKREP - Akrep’lerin fiziksel yapıları oldukça ilginçtir; orta yada daha uzun boylu olabilirler. Kalın fakat düzgün bir bedenleri vardır. Yuvarlak yüzleri olur. Saçları koyu renk ve dalgalı, hatta kıvırcıktır. Gözleri inanılma çekicidir. Baktıkları her şeyi adeta eritirler. Bir Akrebi bakışlarından kolayca tanıyabilirsiniz Karizmatik ve vurgulayıcı giyinirler. Sıra dışı bir görünüşleri vardır fakat asla marjinal değildirler. Takı takmaktan hoşlanmazlar, eğer gerekirse pahalı bir mücevher veya otantik bir takıyı tercih ederler.
 
YAY - Uzun boy, ince ve yağsız beden, çekici bir yüz, kahverengi saçlar, pembe-beyaz tenleri vardır. Kendilerine daima güvenen ve iyimser yüzleri bakışlarına yansımıştır. Parlak ve çekici bir gülümseyiş şekilleri vardır. Sıra dışı ve farklı giyinmekten hoşlandıkları için, onları fark etmemek mümkün değildir. Çocuksu yapıları ile asla büyümezler.
 
OĞLAK - Fiziksel özellikleri; kısa boy, ince yapı, uzun ince bir yüz. Uzun belirgin bir çene. Saçlar genelde siyahtır. Beden dar ve uzun bacaklara sahiptirler. Dizleri genelde çıkıntılıdır. Güzel bir yüz yapıları vardır. Fotojenik oldukları için model dünyasında sık sık Oğlaklara rastlarız. Ciltleri yıllar geçtikçe daha genç olur Soğuk görüntüleri onları ulaşılmaz bir hava estirse de, kendilerine güvenen bir tablo da, ortaya çıkarır. Kendinden emin tavırlarıyla herkesi kendine hayran bırakmasını bilir.
 
KOVA - Kova burcunun fiziksel özellikleri: Orta ve uzun bir boy, düzgün bir beden, açık sarı saçlar, koyu renk gözler en belirgin özellikleridir. Özellikle Kova kadınlarının yüzleri çok güzeldir. Yaşlanıncaya kadar kendilerine bakarlar.
 
BALIK - Balık etinde olup, kol ve bacakları kısadır. Soluk tenli, açık kahverengi gözlü, uykulu gibi mahmur gözleri vardır. Kilo almaya meyillidir. Yaşı ilerlediği zaman alın açılır ve şakaklardan beyazlamaya başlar. Her şeye çok çabuk ağladıkları için, gözleri ıslak gibidir
 

14/3/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Her Geminin Bi Rotası Vardır... Önemli Olan Karayı Bulmaktır...

Fal Çeşitleri...Bilinmeyenler...

Pasta Falı: Çin yemeklerinde raslandığı gibidir, küçük kağıt parçalarının içine kehanetler yazılır, bir kekin veya pastanın içine konur, kimin payında çıkarsa onun falı olduğuna inanılır. Benzeri bir şekilde ise, pastanın içine madeni bir para veya bir yüzük konur, kime çıktıysa saptanan bir ödül ona verilir. İkinci metodda dişlere dikkat edilmeli, bir dişinizden olabilirsiniz.

Maden Falı:

Bu yöntemi eski Dodona Kahinleri kullanırdı. Bir kasenin içine çeşitli bakır ve pirinç parçaları konur ve karıştırılır sonra renklerin tonuna ve parçaların dağılımına göre kehanet yapılırdı.


Soğan Falı:

Bu fal sabır ister, zira uzun bir bekleme dönemi var. Kişilerin isimleri veya simgeleri çeşitli soğanların üzerine yazılır, soğanlar törenle dikilirler ve bu arada herbirinin kime ait olduğu belirlenir. Zamanla soğanlar filiz verirler, ilk filiz veren soğan kime aitse onun beklentileri gerçekleşecektir.


Eromansi:

Doğu kökenli bu fal türünde, kahin başına bir eşarp örter ve su dolu bir kabın veya vazonun yüzeyine doğru mırıldanmaya başlar, suyun yüzeyinde oluşacak olan dalgaları yorumlar.

Kurşun Dökme:
Toplumumuzda nazara karşı kullanılan kurşun dökme olayının aynısı burada da yapılır, kızgın olarak soğuk suya atılan kurşun parçacıklarının aldığı şekiller yorumlanır. Kızgın madenin suya temas ettiğinde duyulan ses de, kehanet için önemlidir.


Tırnak Falı:

Parlak güneşin altında kişinin tırnağına bakılır ve orada imajinatif görüntüler görülerek, kişinin geleceği yorumlanır.


Gül Falı:
Gül yaprakları alınır ve avuç içine konarak eller hızla çarpılır, yaprakların ezilmesi sonucunda ortaya çıkan şekillerden yorum yapılır. Bu eğlenceli yöntem, Eski Yunan´da çok revaçtaydı.


Kemik Falı:
Özellikle koyun kemiği olmak üzere bir hayvanın omuz kemiği çıkarılır ve üzerindeki şekiller yorumlanır. Eski Orta Asya Türkleri´nde Şamanların yani kutsal kişilerin uyguladığı geçerli bir yöntemdi.


Defne Yaprağı Falı:
Bu da Eski Yunan´dan kalma bir yöntem, önce çeşitli sorular sorulur, cevaplar evet veya hayır diye kabul edilir. Bunun için ateşe defne yaprakları atılır, her atılan yaprağın ateşte çıkardığı çıtırtı dinlenir, yüksek sesle çıtlarsa iyidir veya evettir, zayıfsa kötü ve hayırdır. Defne falının Tanrı Apollo´dan geldiğine inanılırdı, günümüzde özellikle batıda kullanılıyor ve Paganlarca Apollon yaşatılıyor.


Ayakkabı Falı:
Bu da nesi demeyin, gerçekten yapılmış. Ayakkabı falı için önce eski ayakkabılarınız gerekiyor, eskimiş derinin yüzeyinde oluşan kırışık ve çizgilerden geleceğe yönelik anlamlar çıkarılıyor. Eski ayakkabılarınızı hemen atmayın, olur ya belki bir ayakkabı falcısı ortaya çıkıverir, duyulmaya görsün. Biliyorsunuz, geçenle emekli bir subay ortaya çıkıp, renklerin anlamlarının olduğunu keşfettiğini yumurtlayıverdi, yıllardır bu işin yapıldığından ya bilmiyordu, ya da yutturacağını sanıyordu.


Bağırsak Falı:
Kemik falında olduğu gibi, kesilen kurbanın bağırsaklarına hatta iç organlarına bakılarak gelecekten haber verilir. Eski Etrüsk ve Romadan kalma bir yöntem.


İncir Yaprağı Falı:
Önce incir yapraklarını alacaksınız, üzerlerine isimlerinizi veya soruları yazacaksınız, sonra kurumaya bırakacaksınız, kuruma yavaş oluyorsa gelecek iyi olacaktır ama kuruma hızlıysa gelecek kötüdür. Burada başka ağaç yaprakları da kullanılabilir ama yaprakların geniş olmaları önemlidir. Çünkü ne kadar geniş bir alan olursa, yorum o kadar rahat yapılabilir. Bu metoda bugün özellikle Batı Avrupa´da raslanıyor ama biraz farklı biçimde; Sarmaşık yaprakları beş gün suda bırakılıyorlar, taze ve yeşil kalırlarsa, falına bakılanın sağlığı iyi oluyor ama yapraklar kararır ve parçalanırlarsa o kişinin sağlığı ve geleceği bozulacağına inanılıyor.


Peynir Falı:
Bir parça peynir alınır ve bozulmaya bırakılır, sonra? Yine aynı peynir kurudukça aldığı şekillerden yorumlar çıkarılır.

Ağaç Dalı Falı: Ağacın yere düşen dalları veya yerde bulunan dal parçalarından anlamlar çıkarılır, bazen de bir kütük parçası ateşe konur, dilekte bulunulur. Eğer kütük kısa bir zaman içinde devrilirse dilek gerçek olacaktır, şöminesi olanlara şiddetle tavsiye olunur.

Göbek Falı:

Bilindiği gibi, bizde üfürükçüler göbeğe yazı yazarlar, Hindularda da göbeğin şekline bakılarak gelecek hakkında tahminde bulunulur. Burada fırlak göbeği olanlar şanslı, oysa kadınlar göbeklerinin çıkık olmamasına özen gösteriyorlar.

Meme Falı:
Göbek falında olduğu gibi, meme uçlarının şekline ve çevrelerindeki halkalara bakılarak kehanette bulunulur. Eğer meme ucu içerdeyse, uyarılarak dışarıya çıkması sağlanır, erkekler falcıysa hayırlı işler çünkü bu iyi niyetli (!) uyarıdan sonrası bilmem ne olur?

Cinsel Organ Falları:

Dalga geçmiyoruz, ciddiyiz, bunlar geçmişte değil, günümüzde de var. Hindistan´ın bazı bölgelerinde, Güneydoğu Asya´da ve hatta Japonya´da hala uygulanmakta. Kadının vaginasına, erkeğin ise penisine ve herkesin de anüslerine bakılarak yorum yapılıyor. Geçmişte bu işi cinselliğe tövbeli Budist rahipler yaparmış, şimdi ise rahipliğe tövbeli Budistler yapıyorlar? Aman, bizimkiler duymasın, olabilecekleri tahmin dahi edemiyoruz... Eminim merak ettiniz? Yorumlar nasıl oluyor diye? Onu bize anlatmadılar, öğrenemedik, meslek sırrıymış. Jinekologlara ve bevliyecilere önerilir, ne de olsa deneyimliler.

Yeter mi? İnsan neler buluyor değil mi? Geleceği bilme uğruna, tüm bunlar ve daha niceleri yüzyıllar boyunca milyonlarca insan tarafından kullanıldı. Saçma ama gerçek, salt bu nedenle üzerlerinde durmak gerekiyor. Aynen Nazar olayında olduğu gibi..

10/3/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Her Geminin Bi Rotası Vardır... Önemli Olan Karayı Bulmaktır...

Astrolojinin tanımı

"ASTROLOJİ GERÇEKTEN CİDDİ VE BİLİMSEL BİR İŞTİR, NE BİR HOBİDİR, NE DE FALCILIK, AMA FALCILARIN ASTROLOJİ´Yİ KULLANMASINI NASIL ENGELLEYECEĞİZ?"


Son yılların en önemli tutkularından birisi veya kitlesel histeri örneği nedir, diye bir soru sorarsanız, yüz cevabın yarısından fazlası Astroloji olacaktır.Neden bu tutku? İnsanlar niçin Astroloji´ye bu kadar ilgi gösteriyorlar?Bu tutkunun temelinde, sadece geleceği öğrenme iç güdüsü mü var yoksa yaşadığımız dönemin ezici koşulları mı bizleri çizgi dışı inançlara itiyor?En önemlisi de,acaba Astroloji gerçekten fal olarak tanımlanmalı mı?         


Gerçek astroloji                                     


Vicdanlı Başak, gururlu Boğa´dan ve agresif Oğlak´dan destek ve güç alacaktır. Bu astrolojik kombinasyonlar yani açısal oluşumlar daha dengeli ve kalıcı bir konum oluşturacaktır; yanısıra da görünür karakteristiklerin ve kişilik bozuklarının benzerlikleri de azalacaktır. Eğer Satürn, Kova Burcu´ndaysa, o dönem için sabit burçların durumu daha zorlaşacaktır. Yani "Dramatik/Aslan´ın isterikliği- Uyanık(Akrep´in paranoyası- Gururlu/Boğa´nın pasif, agresifliği ve özel nitelikli/Kova´nın şizoid davranışları" çok daha fazla ortaya çıkacak ve dönemsel olarak kalıcı olacaktır. Bir diğer durumda ise, vicdanlı Başak yukardaki konuma girmişse özel yaşamında dramatik davranışlar sergilemeye başlayacaktır. Kısacası astroloji bu yorumları yapabilecek düzeydedir ve söz sahibidir. Ama daha ötede, psikologlar rapordaki DSM tiplemelerini kullanarak kişilikleri çiftleştirme konusunda önemli bir kaynak sağlamış olabilirler; o kullanım noktasında bazı karakteristik zıt kutuplar daha iyi tanımlanabilir; o zaman da davranış bozukluklarının azaltılması için önemli bir yardım elde edilmiş olacaktır. Aynı yaklaşım astroloji de zaten vardır; örneğin aşağıdaki zıt kutupların oluşturduğu açığa çıkan bozukluklar, rapordaki tanımlar kullanılarak astrolojik mantıkla ve açısal konumlar geçerli olmak kaydıyla çok yararlı olmaktadırlar;



Uyanık Akrep - Gururlu
Boğa- Paranoyak, pasif agresiflik
Dramatik Aslan - Özel nitelikli
Kova-İsterik ve şizoid davranışlar
Vicdanlı Başak - Yalnız ve fedakar
Balık - Takıntılı/baskıcı, öz güvensiz, şizoid
Canlı, aktif İkizler - Maceraperest
Yay - Sınırda
Anti sosyal Duyarlı Yengeç
Agresif Oğlak Çekingen/Sadist
Öz güvenli Koç
Sadık Terazi- Kendini beğenmiş/Bağımlılık.

7/3/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar |