Mayaların Astronomik Bilgileri
1- Mayalar, Dünya'nın Güneş etrafındaki
yörüngesini 365.2421 gün olarak hesaplamışlardır. Bu rakam şu anda aynı
yörüngeyi 365,2424 gün olarak hesaplaman Gregoryen Takvimi'nden daha
kesindir. Yapılmış olan en son uzay araştırmalarında elde edilmiş
bulunan sonuçlar, Mayalan haklı çıkarmıştır. Uzay çalışmalarında
bilgisayarlarla elde edilen sonuç 365.2422 idi.
2- Mayalar, gözlemlenmesi hemen hemen mümkün olmayan gökyüzü
hareketlerini de biliyorlardı: Dresten Kodeksi yaçıtlannda, çeşitli
gezegenlere, hatta çeşitli yıldızlara ait tanımlarla karşılaşmaktayız.
Dünya'nın Güneş çevresindeki dönüşünü bu kadar kesin bir doğrulukla
hesap edebildiklerini hadi aklımız şöyle ya da böyle alıyor diyelim.
Peki, bizim "ilkel" damgasını vurduğumuz bu insanlar, görmeleri mümkün
olmayan gökyüzü hareketlerinin nasıl biliyorlardı?
3- Dresten Kodeksi yazıtlarının, Onbirinci sayfasında Venüs gezegenine
ait tanımlarla karşılaşmaktayız. Venüs yılını 583,92 gün olarak
hesaplamış olan Mayalar, Venüs yörünge verilerini o denli iyi
tanıyorlardı ki, 6000 yıl için sadece iki saatlik hata yapmışlardı.
4- Dresten Kodeksi'nde ayrıca; Merkür, Jüpiter, Satürn ve Mars'a ait
çeşitli bilgilere de yer verilmiştir. Dresten Kodeksi'nin içindekiler
bunlarla da bitmiyor. Gezegenlerin birbirlerine karşı, hatta onların
dünyaya karşı olan o anki durumunu bile vurgulamışlardır.
Sözünü ettiğimiz bütün bu hesaplamaları, kafadan atarak bulabilmiş
olmalarının mümkün olmadığı ortadadır. Aynca şunu bir kez daha
belirtelim ki; bu kadar kesin sonuçların günümüzde dahi elde
edilebilmesi, ancak uzay araştırmalarında kullanılmış olan son model
elektronik aletler sayesinde mümkün olabilmiştir.
Piskopos Diego de Landa'nm tahrip hırsından geriye kalabilmiş olan
belgelerin sayısı ne yazık ki hiç de fazla değildir. Günümüze kadar
gelebilmiş belgeler, Madrid Kodeksi, Paris Kodeksi ve Dresten Kodeksi
olarak adlandırılmıştır. Tabii bir de bunlara, 18. Yüzyıl başlarında
Rahip Francisco Kısemen tarafından bulunarak tercüme edilen, Mayaların
Kutsal Kitabı olan Popol Vuh'u da ilave etmemiz gerekir. Madrid
Kodeksi, Rahip Brasso tarafından, İspanya'daki bir profesörden teslim
alınmıştır.Paris Kodeksi ise, 1860 yılında, Paris Ulusal Kütüphanesi'nin bir çöp
kutusunda bulunmuştur. Bugün kütüphane tarafından en değerli eser
olarak korunmaktadır. Dresten Kodeksi'ne gelince. Kraliyet
kütüphanesinin memuru Yohan Kristiyan Götz tarafından, 1793 yılında,
bir Vi-yanalı'dan çok ucuz bir fiyata satın alınmıştır. Büyük bir
olasılıkla, ataları bir zamanlar Amerika'da olan bir İspanyol'dan miras
kaldığı tahmin edilmektedir.
Paris Kodeksi'nin çeşitli kehanetlerden oluştuğu sanılmaktadır. Ancak
ne tür kehanetlerin söz konusu olabileceği henüz belirlenememiştir.
Üstü kapalı ve özel şifreli bir kodlama sistemiyle yazıldığı için, bu
metinleri anlamak son derece güç olmaktadır. Madrid Kodeksi ise, yıldız
fallarından ve bu fallara nasıl bakılacağının rahiplerce yapılmış
kullanma talimatlarından oluştuğu söylenmektedir. Eğer bu doğruysa,
yıldızlara bakılarak geleceğin okunmasının, Maya rahipleri için oldukça
önemli bir yeri vardı.
12/5/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Burçların Şiirsel Anlamı
Koç
Ben bilirim gerisi boş,
İstiyorsan peşimden koş.
Emir almam, ben veririm,
Önderiyim bu feleğin...
Tek dileğim vardır
Bolca para, zengin sofra...
Çok bir şey mi istediğim,
Güvencemdir bunlar benim
Zekam parlak, dilim oynak,
Her konuya elim kıvrak,
Sıkıntıya hiç gelemem,
Bir de karar verebilsem!...
Tezcanlıyım, duygusalım,
Dokunsalar akar yaşım,
Annem, babam, cocuklarım,
Ben onlarsız ne yaparım...
Aslan
Ben yarattım bu dünyayı,
Bir de dönse etrafımda!.
Her dediğim hemen olsun,
Zenginlik ve ün beni bulsun...
Yazdım, çizdim, notlar aldım,
Her bir şeyi ayarladım,
Yoktur bende bozuk, yamuk,
Mükemmeli ben yaşattım...
Ben müziksiz yaşayamam,
Hele sevmeden hiç duramam.
Danışsam da her konuda,
Bildiğimden şaşmam asla...
En güçlü şüphesiz benim,
Herkesi ezip geçerim.
Hele bana ters yapanı
Doğduğuna pişman ederim...
Yay
Maceradan, maceraya,
Koşmak asıl işim benim
Toplarım hep ilim, irfan,
Bilgeliktir sanim benim...
Cimrilik mi, benimkisi?
Hesabını bilmek gerek.
Günler aylar düşünürüm
Kararlarım şaşmaz benim...
Taklitçiliği hiç sevmem,
İstesem de beceremem,
Orijinaldir fikirlerim,
Takip edilecek olan benim...
Bir dünyam var, sırça saray
Dokunursan kırılırım.
Ben gelemem gerçeklere,
Avunurum hayallerle...
6/4/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Burç NEDİR
Tam doğum anınızda Güneşin Zodyak'a göre Koç, Boğa, İkizler, vs. gibi belirli bir burçta aldığı pozisyon, astronomlar tarafından hesaplanır. Bunun adı astrolojik takvimdir. Güneş, her yıl aynı zamanda Zodyak 'ın hemen hemen aynı burcunda yer alır. Böylece siz, fazlaca hesaba gerek kalmadan hangi burçtan olduğunuzu ve dolayısıyla yaşamınızı etkileyecek kişilik özelliklerinizin neler olduğunu önceden tahmin edebilirsiniz. Elbette bu, yazgınızı ön görmek anlamına gelmez. Birçok kişi hepsi birbirinden farklı olan insanların nasıl olup ta on iki kategoriye sokulabileceğini sorarak astrolojiye inanmazlar. Ama tıpatıp olmasa da insanların, burçlarındaki kişilik özelliklerini az ya ad çok taşıdıkları gözlenebilir. Bununla birlikte burcunuzu incelemeyi, kimi gazete ve dergilerde çıkan günlük fallarla karıştırmayın bunlar doğru gibi görünse de sizi kolaylıkla yanıltabilirler. Doğduğunuz günü, saati, vs. hesaplayarak çıkartılacak bir doğum haritası çok daha güvenilirdir. Tüm gezegenlerin doğum anınızda gökyüzündeki konumu, sizin doğum haritanızdır.
Astrologlar , hayatınızı gezegenlerin birbirine göre konumlarını etkilediğini söylerler. Burçların genelleştirilmiş kişilik özelliklerini bu verilere göre açıklarlar. İşte bu on iki kitaplık burçlar serinizde burcunuza göre karakter özelliklerinizi tanıyabilir, aşk ve evlilik hayatınızda nasıl daha mutlu, iş hayatınızda da nasıl daha başarılı olabileceğinizi eğlenerek öğrenebilirsiniz. Dostlarınızı hangi hediyelerin daha mutlu edeceğini tahmin eder. Burcunuzda doğmuş ünlüleri düşünerek hayale dalabilirsiniz. Ama yine de unutmayın,herşey bizim ellerimizdedir!
3/4/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Astrolojinin dünya turu

SİMYACI HRİSTİYAN BURÇLAR KUŞAĞI
"Zaman ve gezegenlerin aracılığıyla insanın anlaşılmasının ve böylece geçmişin, şimdiki zamanın ve geleceğin bilinmesi"... Hindu dininin kurucu metinleri olan 400 bin Veda dizesinin tamamı astrolojiye adanmış durumda.Karmaşık Hint astrolojisinde Ay, merkezi bir konumda bulunuyor.Hint takvimi ve bu dinin ritüel tarihleri Ay'a göre belirleniyor.Güneş (Surya) ise, ana enerji ve zekânın kaynağı olarak gezegenlerin kralı. En önemli yere sahip yıldızlar (Ay, Mars, Merkür, Jüpiter, Venüs, Satürn ve Güneş) doğrudan her şeyi etkiliyor.Bireyin doğum anında bu yıldızlara göre konumu, onun geçmişini, kaderini ve gelecekteki yeniden doğuşunu belirliyor.Çünkü, Hintliler'e göre, yıldızların insan vücudunda karşılıkları var ve bu noktalardaki titreşimler insanın ruhuyla ilişki içinde.Hintliler, yıldızlardan, gelecekteki olumlu etkileri okuyarak, olayların gidişatını değiştirebileceklerine inanıyorlar.Nitekim, bu ülkede hiçbir şey rastlantıya bırakılmamış. Evliliklerin yüzde 90'ı, aileler arasında astrolojiye uygun olarak sonuçlandırılıyor. Hindistan'da yaşam, bir dizi astrolojik seremoni çerçevesinde biçimleniyor.Çocuk doğar doğmaz bir astrolog çağırılıyor ve ona "gizli" bir astroloji adı vermesi isteniyor.Bu ad, sadece aile tarafından biliniyor ve açığa çıkması büyük bir felaket olarak yorumlanıyor.Evlilik sırasında her ayrıntı yıldızlara göre düzenleniyor.Törende, bütün davetlilerin yüzlerini doğuya, "Tanrıların Kenti"ne çevirmeleri gerekiyor.Gelin, Mars gezegeninin simgesi olan kırmızı bir elbise, damat ise Jüpiter'in simgesi sarı bir elbise giyiyor.Evlerde, yatakların baş kısmı her zaman doğuya, güneşin hayat bulduğu noktaya döndürülüyor.Sadece yakma töreni sırasında cesedin başı kuzeye, yani ölüler yönüne çevriliyor.Eğer bir kişi astroloji açısından kötü bir günde ölmüşse, ceset yakılmadan önce 5 gün bekletiliyor.Bu süre içinde kötü yıldızların etkisini uzaklaştırmak için kâğıttan yapılmış beş maket yakılıyor.
"Kendi doğasını bilmeyen, geleceğini yaratamaz"... Çinliler, Konfüçyüs'ün bu sözlerinden hareket ederek, tam 5000 yıldır gökyüzüne bakarak kaderlerini çiziyorlar.Bu süreç, her ne kadar Maocu rejim döneminde geçici bir duraksama yaşadıysa da, son on yıldır dünyanın en büyük nüfusuna sahip bu ülkenin insanları, yine astrologlarının peşinden gidiyorlar.Rejimin sertliğine karşın, astroloji sayfaları içeren günlük ve haftalık yayınların sayısı her geçen gün artıyor.Bazı ünlü astrologların kapısında 5 ay sonrasına randevu alınıyor.Çin astrolojisi, evren ve onun içinde insanın yeri görüşünden yola çıkan oldukça karmaşık bir sistem. Öncelikle, insanın evrenin bir parçası olduğuna ve bu nedenle de, daha iyi yaşamak için gezegenlerin etkisini dikkate almak gerektiğine inanılıyor. Çin astrolojisinde 107 ana yıldız var.Bunlara numaralar verilmiş ve her numara bir akupunktur noktasına denk düşüyor.Ancak, batı kültüründen farklı olarak, Çinli astrologlar, danışma seanslarında, yıldızların gökyüzündeki somut konumlarından yola çıkmıyorlar. Bu tür hesapların, binlerce yıl önce yapıldığını ve artık değişmez olduğunu kabul ediyorlar.Onlara göre, tüm yıldızlar arasında, sadece Ay farklı bir uygulamayı gerektiriyor.
30/3/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Burçlar ve fiziksel özellikleri...
14/3/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Fal Çeşitleri...Bilinmeyenler...
Pasta Falı: Çin yemeklerinde raslandığı gibidir, küçük kağıt parçalarının içine kehanetler yazılır, bir kekin veya pastanın içine konur, kimin payında çıkarsa onun falı olduğuna inanılır. Benzeri bir şekilde ise, pastanın içine madeni bir para veya bir yüzük konur, kime çıktıysa saptanan bir ödül ona verilir. İkinci metodda dişlere dikkat edilmeli, bir dişinizden olabilirsiniz.
Maden Falı:
Bu yöntemi eski Dodona Kahinleri kullanırdı. Bir kasenin içine çeşitli bakır ve pirinç parçaları konur ve karıştırılır sonra renklerin tonuna ve parçaların dağılımına göre kehanet yapılırdı.
Soğan Falı:
Bu fal sabır ister, zira uzun bir bekleme dönemi var. Kişilerin isimleri veya simgeleri çeşitli soğanların üzerine yazılır, soğanlar törenle dikilirler ve bu arada herbirinin kime ait olduğu belirlenir. Zamanla soğanlar filiz verirler, ilk filiz veren soğan kime aitse onun beklentileri gerçekleşecektir.
Eromansi:
Doğu kökenli bu fal türünde, kahin başına bir eşarp örter ve su dolu bir kabın veya vazonun yüzeyine doğru mırıldanmaya başlar, suyun yüzeyinde oluşacak olan dalgaları yorumlar.
Kurşun Dökme:
Toplumumuzda nazara karşı kullanılan kurşun dökme olayının aynısı burada da yapılır, kızgın olarak soğuk suya atılan kurşun parçacıklarının aldığı şekiller yorumlanır. Kızgın madenin suya temas ettiğinde duyulan ses de, kehanet için önemlidir.
Tırnak Falı:
Parlak güneşin altında kişinin tırnağına bakılır ve orada imajinatif görüntüler görülerek, kişinin geleceği yorumlanır.
Gül Falı:
Gül yaprakları alınır ve avuç içine konarak eller hızla çarpılır, yaprakların ezilmesi sonucunda ortaya çıkan şekillerden yorum yapılır. Bu eğlenceli yöntem, Eski Yunan´da çok revaçtaydı.
Kemik Falı:
Özellikle koyun kemiği olmak üzere bir hayvanın omuz kemiği çıkarılır ve üzerindeki şekiller yorumlanır. Eski Orta Asya Türkleri´nde Şamanların yani kutsal kişilerin uyguladığı geçerli bir yöntemdi.
Defne Yaprağı Falı:
Bu da Eski Yunan´dan kalma bir yöntem, önce çeşitli sorular sorulur, cevaplar evet veya hayır diye kabul edilir. Bunun için ateşe defne yaprakları atılır, her atılan yaprağın ateşte çıkardığı çıtırtı dinlenir, yüksek sesle çıtlarsa iyidir veya evettir, zayıfsa kötü ve hayırdır. Defne falının Tanrı Apollo´dan geldiğine inanılırdı, günümüzde özellikle batıda kullanılıyor ve Paganlarca Apollon yaşatılıyor.
Ayakkabı Falı:
Bu da nesi demeyin, gerçekten yapılmış. Ayakkabı falı için önce eski ayakkabılarınız gerekiyor, eskimiş derinin yüzeyinde oluşan kırışık ve çizgilerden geleceğe yönelik anlamlar çıkarılıyor. Eski ayakkabılarınızı hemen atmayın, olur ya belki bir ayakkabı falcısı ortaya çıkıverir, duyulmaya görsün. Biliyorsunuz, geçenle emekli bir subay ortaya çıkıp, renklerin anlamlarının olduğunu keşfettiğini yumurtlayıverdi, yıllardır bu işin yapıldığından ya bilmiyordu, ya da yutturacağını sanıyordu.
Bağırsak Falı:
Kemik falında olduğu gibi, kesilen kurbanın bağırsaklarına hatta iç organlarına bakılarak gelecekten haber verilir. Eski Etrüsk ve Romadan kalma bir yöntem.
İncir Yaprağı Falı:
Önce incir yapraklarını alacaksınız, üzerlerine isimlerinizi veya soruları yazacaksınız, sonra kurumaya bırakacaksınız, kuruma yavaş oluyorsa gelecek iyi olacaktır ama kuruma hızlıysa gelecek kötüdür. Burada başka ağaç yaprakları da kullanılabilir ama yaprakların geniş olmaları önemlidir. Çünkü ne kadar geniş bir alan olursa, yorum o kadar rahat yapılabilir. Bu metoda bugün özellikle Batı Avrupa´da raslanıyor ama biraz farklı biçimde; Sarmaşık yaprakları beş gün suda bırakılıyorlar, taze ve yeşil kalırlarsa, falına bakılanın sağlığı iyi oluyor ama yapraklar kararır ve parçalanırlarsa o kişinin sağlığı ve geleceği bozulacağına inanılıyor.
Peynir Falı: Bir parça peynir alınır ve bozulmaya bırakılır, sonra? Yine aynı peynir kurudukça aldığı şekillerden yorumlar çıkarılır.
Ağaç Dalı Falı: Ağacın yere düşen dalları veya yerde bulunan dal parçalarından anlamlar çıkarılır, bazen de bir kütük parçası ateşe konur, dilekte bulunulur. Eğer kütük kısa bir zaman içinde devrilirse dilek gerçek olacaktır, şöminesi olanlara şiddetle tavsiye olunur.
Göbek Falı:
Bilindiği gibi, bizde üfürükçüler göbeğe yazı yazarlar, Hindularda da göbeğin şekline bakılarak gelecek hakkında tahminde bulunulur. Burada fırlak göbeği olanlar şanslı, oysa kadınlar göbeklerinin çıkık olmamasına özen gösteriyorlar.
Meme Falı:
Göbek falında olduğu gibi, meme uçlarının şekline ve çevrelerindeki halkalara bakılarak kehanette bulunulur. Eğer meme ucu içerdeyse, uyarılarak dışarıya çıkması sağlanır, erkekler falcıysa hayırlı işler çünkü bu iyi niyetli (!) uyarıdan sonrası bilmem ne olur?
Cinsel Organ Falları:
Dalga geçmiyoruz, ciddiyiz, bunlar geçmişte değil, günümüzde de var. Hindistan´ın bazı bölgelerinde, Güneydoğu Asya´da ve hatta Japonya´da hala uygulanmakta. Kadının vaginasına, erkeğin ise penisine ve herkesin de anüslerine bakılarak yorum yapılıyor. Geçmişte bu işi cinselliğe tövbeli Budist rahipler yaparmış, şimdi ise rahipliğe tövbeli Budistler yapıyorlar? Aman, bizimkiler duymasın, olabilecekleri tahmin dahi edemiyoruz... Eminim merak ettiniz? Yorumlar nasıl oluyor diye? Onu bize anlatmadılar, öğrenemedik, meslek sırrıymış. Jinekologlara ve bevliyecilere önerilir, ne de olsa deneyimliler.
Yeter mi? İnsan neler buluyor değil mi? Geleceği bilme uğruna, tüm bunlar ve daha niceleri yüzyıllar boyunca milyonlarca insan tarafından kullanıldı. Saçma ama gerçek, salt bu nedenle üzerlerinde durmak gerekiyor. Aynen Nazar olayında olduğu gibi..
10/3/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (1) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Astrolojinin tanımı
"ASTROLOJİ GERÇEKTEN CİDDİ VE BİLİMSEL BİR İŞTİR, NE BİR HOBİDİR, NE DE FALCILIK, AMA FALCILARIN ASTROLOJİ´Yİ KULLANMASINI NASIL ENGELLEYECEĞİZ?"
Son yılların en önemli tutkularından birisi veya kitlesel histeri örneği nedir, diye bir soru sorarsanız, yüz cevabın yarısından fazlası Astroloji olacaktır.Neden bu tutku? İnsanlar niçin Astroloji´ye bu kadar ilgi gösteriyorlar?Bu tutkunun temelinde, sadece geleceği öğrenme iç güdüsü mü var yoksa yaşadığımız dönemin ezici koşulları mı bizleri çizgi dışı inançlara itiyor?En önemlisi de,acaba Astroloji gerçekten fal olarak tanımlanmalı mı?
Gerçek astroloji
Vicdanlı Başak, gururlu Boğa´dan ve agresif Oğlak´dan destek ve güç alacaktır. Bu astrolojik kombinasyonlar yani açısal oluşumlar daha dengeli ve kalıcı bir konum oluşturacaktır; yanısıra da görünür karakteristiklerin ve kişilik bozuklarının benzerlikleri de azalacaktır. Eğer Satürn, Kova Burcu´ndaysa, o dönem için sabit burçların durumu daha zorlaşacaktır. Yani "Dramatik/Aslan´ın isterikliği- Uyanık(Akrep´in paranoyası- Gururlu/Boğa´nın pasif, agresifliği ve özel nitelikli/Kova´nın şizoid davranışları" çok daha fazla ortaya çıkacak ve dönemsel olarak kalıcı olacaktır. Bir diğer durumda ise, vicdanlı Başak yukardaki konuma girmişse özel yaşamında dramatik davranışlar sergilemeye başlayacaktır. Kısacası astroloji bu yorumları yapabilecek düzeydedir ve söz sahibidir. Ama daha ötede, psikologlar rapordaki DSM tiplemelerini kullanarak kişilikleri çiftleştirme konusunda önemli bir kaynak sağlamış olabilirler; o kullanım noktasında bazı karakteristik zıt kutuplar daha iyi tanımlanabilir; o zaman da davranış bozukluklarının azaltılması için önemli bir yardım elde edilmiş olacaktır. Aynı yaklaşım astroloji de zaten vardır; örneğin aşağıdaki zıt kutupların oluşturduğu açığa çıkan bozukluklar, rapordaki tanımlar kullanılarak astrolojik mantıkla ve açısal konumlar geçerli olmak kaydıyla çok yararlı olmaktadırlar;
Uyanık Akrep - Gururlu
Boğa- Paranoyak, pasif agresiflik
Dramatik Aslan - Özel nitelikli
Kova-İsterik ve şizoid davranışlar
Vicdanlı Başak - Yalnız ve fedakar
Balık - Takıntılı/baskıcı, öz güvensiz, şizoid
Canlı, aktif İkizler - Maceraperest
Yay - Sınırda
Anti sosyal Duyarlı Yengeç
Agresif Oğlak Çekingen/Sadist
Öz güvenli Koç
Sadık Terazi- Kendini beğenmiş/Bağımlılık.
7/3/2007 | Kategori: ASTROLOJi-FAL | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı